Hala bir ruhumuz var mı? Çağımızda bu mümkün mü? Eğer varsa, nerede konumlanır? Beyinde mi, kalpte mi, beden sınavlarında mı? Ruh nedir? Konuşan varlığın diğer konuşan varlıklarla bağı ve bir anlam yapısı mıdır? Peki, çağımız anlam yapılarını yok eden bir çağ ise, ruhumuza ne olmuştur? Kristeva bu soruların, modern varlıklar olarak içinde bulunduğumuz çağın temel sorunları olduğunu ileri sürüyor, üstelik ikna gücü de oldukça yüksek Modern insan günlük deneyiminde içsel yaşamın çöküşünün izinde sürüklenmektedir. Bu çöküş, televizyon dizilerinin duygusal şantajında, romantik tatminsizlikte, dinlere yönelişte her gün açıkça ifadesini bulmaktadır. Bunlar Kristeva'ya göre sakatlanmış öznelliğin emareleridir. Bu gezgin, dur durak bilmeyen ve performans sarhoşu öznelliğin oluşum mekanını en iyi temsil eden geleceğin kent modeli New York'tur..
We may first place Ordinary Psychosis in a diachronic sense within the work of Lacan. The signifier “Ordinary Psychosis” is not one of Lacan’s, but of Jacques-Alain Miller, but the signifier and its conceptualization are linked to the last teachings of Lacan. First, we find Ordinary Psychosis articulated with the sinthome, from Seminar XXIII. Some analysts use Ordinary Psychosis to designate a psychosis without evidence of an acute break, or the extraordinary symptoms of a classic psychosis, in the model of Schreber. In this context, analysts use Lacan’s sinthome to articulate a psychic stabilization, that holds psychic structure together, as Lacan did with Joyce, where his ego, his writing, repaired a deficit in Joyce’s Imaginary presumed from the bodily disturbance described in Stephen Hero. This has led to a debate: is Joyce an Ordinary Psychotic?