"Bedenin doğal bir özü vardır: Bedenin anlamlarını denetleme mücadelesinin bedelleri yüksektir, çünkü ödül kültürün sunduğu anlamları ve bu ikisi arasındaki ilişkiyi denetim altına alma hakkıdır.
Denetim dışı bedenin orgazm hazzı - benliğin yitimi Foucault'nun 'insanlar kendilerini ve ötekileri yönetirler' şeklindeki etkili deyişiyle parmak basılan özdenetiminden / toplumsal denetimden sıyrılma, kurtulma hazzıdır.
Bu haz, anlamdan kaçma hazzıdır, çünkü anlam daima toplumsal olarak üretilmekte dahası öznede bulunan toplumsal güçleri yeniden üretmektedir. Bir şeyleri anlamlandırma daima, ister oturmamış ister göçebe olsun, özneye dönük anlamların oluşturulmasını gerektirir. Barthes bunu 'bedenle okuma' eğretilemesine dek genişletir.
Bu okuma, okurun bedeni metnin bedenine, yani metnin kavramsal / ideolojik / yananlamsal göstergelerine değil de fiziksel gösterenlerine tepki gösterdiğinde gerçekleşir.
Barthes'ın bu konuda verdiği örnek bir şarkıcının sesinin 'niteliği'dir; melodinin, harmoninin, güftenin dışında yer alan ses rengidir. Dinleyicideki bu yitimi üretebilen şey, sesin bu özgül performanstaki eşsiz cisimleşmesidir.
Nitekim sözcüklerin edebiyattaki varlığı, sözcük oyunları ya da sinema perdesindeki imgeler yalnızca fiziksel anlamda okunabilirler, fiziksel olarak ilişkilendirilebilirler."
Günümüz Psikopatolojilerine Günümüz Söylemi Bağlamında Lacancı bir Bakış
Özge Soysal
"Ekonomik liberalizmin hakim söylemi psikanalizin ilk dersini iyi aklında tutmuştur: Tatmin bütün insani yaşamın bencil amacıdır. Ama ilkinden ayrılmaz olan ikinci dersi unutmuştur: Her zevk, toplumsal grup bağını korumak için, ancak sınırlı ve tamamlanmamış olabilir." Serge Lesourd
Bu yazıda temel olarak iki konuyu incelemeye çalışacağız: Semptom, dil ve toplumsal söylem arasındaki bağ ve günümüz yaygın kapitalist söyleminin öznenin ruhsal yaşantısını nasıl koşulladığı ve bu durumun klinisyenin pratiğini nasıl etkilediği.