Analitik psikolojinin kurucusu İsviçreli psikiyatr. İçe ve dışı dönük kişilik, arketip ve kollektif bilinçdışı kavramlarının öncüsü.. Jung, bir açıdan bireyci, görkemli bir eksantrik, diğer yönden evrensel insanın canlı, somutlaşmış bir örneğidir. Yaşamı boyunca insani potansiyelini bütünüyle gerçekleştirebilmek için uğraşıvermiş, aynı anda tavizsiz, emsali olmayan bir yolda ilerlemiştir. Bu sebeple çok defa, tepki görmüş ama aldırış etmemiştir. Çünkü ona göre 'normal olmak sadece başarısız insanlar için ulaşılması gereken bir idealdir.'
Her ne kadar Jung kendini rasyonel bir bilgin olarak görse de, ilgisini yoğunlaştırdığı konular geleneksel bağlamda irrasyonel ve esoterik olarak değerlendirilmiştir. Nitekim çalışmalarının bilimsellik sınırının ötesine taşmasını pek kaygı verici bulmamıştır. Jung'un görüşüne göre insan psikolojisine yönelik topyekün rasyonel bir tavır geliştirmek tarihin yorumu noktasında yeterli olmadığı gibi mantıklı da değildir. Kendisinin ulaştığı gerçeklerden hareketle geliştirdiği kuram ve deneylerin sahası onu eşzamanlı düşünce akımları ve önyargıları ile derin bir ihtilafa sürüklemiştir, oysa meselelerin bu yönde gelişmesinden bütünüyle o sorumlu tutulamaz. (Arka Kapak)
Varlığın bizatihi kendisi doğrudan bir anlam telkin etmez. Varlığa anlamını veren, o varlıkla belirli bir tarzda etkileşime giren öznenin kendisidir. Varlık, etkileşim tarzına bağlı olarak, öznede oluşturduğu etkiler dolayımıyla kendi varoluşunu özneye sezdirir.
Anlam kazanan varlığın bizatihi kendisi değil, öznenin zihnindeki temsilidir. Dolayısıyla, varlığın öznenin zihnindeki izdüşümü olan temsil, öznenin varlıkla girdiği etkileşimin özne üzerindeki doğurduğu etkisinin sonucudur. Varlık sorunsalının bu biçimde kavranması, etkileşim dışında veya etkileşime girmeden varlığı kavramanın, varlığa herhangi bir anlam atfetmenin imkansızlığına işaret eder.
Varlığı ancak bana göründüğü biçimleriyle bilebilirim (1). Bilgi ne öznenin ne de varlığın ürünüdür; bilgi herzaman ve mutlaka özne-varlık etkileşiminin bir ürünüdür. Dolayısıyla, varlığa dair herhangi bir bilgi, etkileşim tarzının ve öznenin kendi varlığının damgasını üzerinde taşır.