Psikanalitik Denemeler iki binli yılların başında yazılan, psikanalizi klinik ve insanbilimleri arasında bıçak sırtı bir dengede tutmayı deneyen yazılardan oluşuyor. Birer deneme bunlar, tıpkı her psikanaliz sürecinde olduğu gibi. Denemek tecrübe etmek anlamına gelen ''den'' den türer. Ama aynı zamanda Çince denkleştirmek, uyumlu hale getirmek anlamına gelen ''teng''e olan ses benzerliği de açıktır. Analiz sürecinde kişisel öykünün yeniden yazılması denenir. Bu deneyim kimi kez denkleştirme, uyuşturma amacıyla güdülenir. Öznellik ve nesnellik, haz ve gerçek, arzu ve yasak arasında bir denklik, uyum arama çabasıdır söz konusu olan. Bunun geçerliliği denenerek görülecektir. Ancak temel sorun ''deneme-denememe''dir. Türk dilinin ''me/ma'' takısının sağladığı çifte anlamlılık, ruhsallığın temel özelliklerinden biri olan çifte değerliliğe götürecektir bizi. Analiz bir denemedir. Psikanalistler ''denemek mi denememek mi?'' sorusuna, merak güdülerinin zorlaması ile yüz yıl önce olumlu yanıt vermiş kişilerdir. Talat Parman
Kendilik psikolojisini ve psikanalizi anlamada en önemli kavram bence aktarım kavramıdır; onun için aktarım kavramının çok net bir tanımıyla başlayacağız. Bundan sonrasında da kendilik psikolojisi buna ne gibi bir değişiklik getirmiş, onu göreceğiz. (Tahtaya Çizerek) Bu Freud’un tipik aktarım kavramlaştırması, burada da gördüğümüz çizgi bastırma çizgisi, anılar, fanteziler, güçlü bir şekilde bunun altında bastırılmış olarak tutuluyor. Aşağısı bilinçdışı, ortası bilinçöncesi ve yukarısı da bilincin gözü. Aktarım, bilinçdışından bir şeybir şeylerin, bariyerin ötesine kayarak, kendisini bilinç öncesinde ya da bilinç düzeyinde göstermesiyle ortaya çıkar. Bu patlamaların, yani bilinçdışı materyalin yukarı doğru patlamasının evrensel olduğuna inanıyoruz.