Psikanaliz kitaplığına önemli bir katkı: Freud'dan sonra psikanalizin en önemli figürlerinden biri sayılan Melanie Klein'ın yapıtının başlangıç evresini yansıtan Sevgi, Suçluluk ve Onarım Türkçede...
"Melanie Klein güçlü bir kadın; nasıl diyeyim, onda derinden derine çalışan bir tür incelik var; bu kurnazlık gibi bir şey değil, dipten gelen, çekişli, kuvvetle çarpan bir dalga gibi tehdit edici. Kırlaşmaya başlayan saçlarıyla, parlak ve imgeleme yetisinin gücü gözlerinden okunan bir kadın." Virginia Woolf günlüğünde Melanie Klein'ın Londra'ya göç ettiği döneme ait bir portresini çizerken bu sözcükleri kullanmaktadır.
Çevresinde yoğun fırtınalar koparmış, psikanalizin, özellikle de çocuk psikanalizinin başlangıcına imzasını atmış, psikanaliz tarihinde yenilikçi ve klinik dehasıyla beğeni toplamış bu ünlü psikanalist 1882 yılında Viyana'da doğdu. Sandor Ferenczi ile analizden geçerek Budapeşte Psikanaliz Cemiyeti'ne kabul edildi. Karl Abraham ile gerçekleştirdiği ikinci analizden sonra Londra'ya göç etti ve 1960 yılında bu kentte öldü.
Melanie Klein'ın klinik dehası D.W. Winnicott, W.R. Bion, Frances Tustin, Hanna Segal, Donald Meltzer, Esther Bick gibi zamanının İngiliz psikanalistlerinin yapıtlarını ve psikanalitik pratiklerini yakından etkiledi. Yapıtındaki yaratıcılık psikanaliz kültürünü zenginleştirici mahiyettedir ve kavramlarının birçoğu neredeyse her psikanalistin repertuarına girmiştir.
Sevgi, Suçluluk ve Onarım Melanie Klein'ın toplu eserlerinin, 1921-45 yıllarında kaleme aldığı makaleleri içeren ilk cildini oluşturur. Ünlü psikanalistin çocuğun libidinal gelişiminden çocukların psikanalizine, ruhsal yaşamın erken dönemlerindeki kaygılardan sevgi, nefret ve onarım üçgeninde gelişen sevme yetisine, yas çalışmasından yaratıcılığa, şizo-paranoid konumdaki dolayımsızlıktan sembollerin oluşumuna, psikanalitik bakış açısıyla çocuğa verilecek cinsel eğitimden çocuktaki merak ve bilgi aşkını ketleyen faktörlerin incelenmesine ve gerçek anlamda bir çocuk psikanalizinin oluşturulmasının koşullarına kadar varan temel görüşlerini ileri sürdüğü bu makaleler, aynı zamanda ruhsal yaşam üzerine ilk kavramlarının ortaya çıktığı metinlerdir.
Optimal Tartışma: Kendilik Psikolojisi İçindeki Yeni Eğilimler
Allen M. Siegel
Çeviren: Sibel Mercan
Kendilik psikolojisi "klinisyenin umut edilen iyileşmeyi kolaylaştıracak yanıtında optimal olan nedir ?" sorusuna işaret eden tartışmalara sürekli tanıklık etmektedir. Bu belalı sorunun yüz yıllık psikanalitik çalışmalara direnen ısrarı göstermektedir ki, analitik tedavinin temel iyileştirici unsurları belirsizliğini sürdürmektedir veya en azından değişik psikanalitik gruplar arasında tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Kohut, ölümünden sonra yayınlanan ve kışkırtıcı bir adı olan "Analiz nasıl tedavi eder ?" (1984) isimli kitabında bu kafa karıştıran sorunun bir boyutunu sorgulamaktadır. Kohut'un bu görünüşte açık sorusu aslında çok basit değildir çünkü onun "nasıl" sorusunu anlayış biçimimiz terapötik süreç açısından "analiz nasıl bir süreçle tedavi eder ?" şeklinde sorgulanabilir veya terapötik bir eylem açısından sorulduğunda "analist hangi eylemle analitik tedaviyi kolaylaştırır ?" şeklinde ifade edilebilir. Önceki okuyuş gelişimsel-kuramsal bir soruyu, ikinci okuyuş ise teknik-klinik bir soruyu yansıtır. Ben inanıyorum ki, günümüzde kendilik psikolojisi içindeki tartışmalar klinik tekniğinin altta yatan rasyonel bir gelişimsel kuramdan ayrı görülmesinin savunulamaz durumunda çamura saplanmıştır.. Bu ayrılma tartışmanın temel sorusu olan "klinisyenin yanıtında optimal olan nedir ?"de kendini açıkça göstermektedir. Bu...