• Anasayfa
  • Etkinlik Takvimi
  • Film Çalışmaları
  • Çalışanlarımız
  • İletişim
  • Makaleler
  • Kitaplar
  • Dergiler
  • Filmler
  • Bağlantılar
Anasayfa arrow Makaleler arrow NARSİSİSTİK BOZUKLUĞUN BİR BAŞKA TÜRÜ: "TEDİRGİN NARSİSİST
NARSİSİSTİK BOZUKLUĞUN BİR BAŞKA TÜRÜ: "TEDİRGİN NARSİSİST

Psikanalitik literatürde sıklıkla narsisistik kişilik bozukluğunun bir başka varyasyonuna işaret edilir. Kernberg'e (1975) göre narsisistik bozukluğun bu tipine mensup kişiler oldukça güçlü ve bilinçli emniyetsizlik, değersizlik ve aşağılık duyguları yaşarlar. Bazen aşağılık ve emniyetsizlik duyguları büyüklenmeci ve omnipotent fantezilerle yer değiştirir. Bazen de bilinçdışı omnipotens ve narsisistik büyüklenmecilik ancak analizde bir süre sonra su yüzüne çıkar. Bu kişiler, teşhircilikten ziyade baskın tarzda idealizasyon savunmasını kullanırlar. Paranoid özellikler, hipokondriyak şikâyetler ve şizoid özellikler daha belirgindir. Özbenliğe dair olumsuz temsil ve hisler bilince çok yakın, çoğu kez bilinç düzeyindedir.

Masterson'ın (1990) "gizli narsisist" olarak nitelediği bu kişiler büyüklenmeciliği ve benmerkezciliği, teşhirci narsisistin yaptığı gibi cüretkâr, doğrudan ve açıkça ifade edemez/etmezler. Gizli narsisist, narsisistik kişiliğini gizlerken, narsisistik gereksinimlerini onun aracılığıyla tatmin edebileceği bir başka kişi, grup veya kurum bulmak zorundadır. Aslına bakılırsa, gizli narsisist, teşhirci narsisist ile aynı intrapsişik yapıya sahiptir (omnipotent öteki imgesiyle kaynaşmış büyüklenmeci bir benlik imgesi) ancak libidinal yatırımı büyüklenmeci benlikten ziyade omnipotent ötekine yönelmiştir. İçsel güçsüzlüğünü idealleştirdiği bir figürün parçası haline gelerek gidermeye çalışmaktadır. Dolayısıyla, bu kişiler aktif biçimde büyüklenmeci benliğin aynalanmasının peşinde değildir, daha ziyade ötekini idealleştirir ve onun hayranlığını elde etmek suretiyle "yüceliğine ve ihtişamına sığınırlar". Büyüklenmeci benliklerini, teşhirci tipte olduğu gibi açık teşhircilikle değil ötekinin yüceliğine sığınmak suretiyle şişirirler.

Gizli narsisistler, mahcup, çekingen ve içedönük görünürler. Teşhircilikleri açık davranışsal özellikler taşımaz; daha ziyade uzun vadeye yayılan başarı projeleriyle kendini gösterir. Projenin başarıya ulaşması teşhirci arzulara doyum sağlar.

Gabbard (1989) narsisistik kişilik bozukluğu gösteren hastaların dağılım gösterdiği yelpazenin bir ucunda "kayıtsız narsisistin" diğer ucunda ise "tedirgin narsisistin" bulunduğunu öne sürer. Söz konusu terimler, kişinin hem terapi içindeki aktarım ilişkisine hem de genel sosyal ilişkilerindeki hâkim ilişki tarzına işaret etmektedir.

Tablo 1.
NARSİSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN İKİ TİPİ
KAYITSIZ NARSİSİST TEDİRGİN NARSİSİST
  1. Diğerlerinin tepkilerinin farkında değildir
  2. Kibirli ve agresiftir.
  3. Kendisiyle meşguldür.
  4. Dikkat merkezi olmaya ihtiyaç duyar.
  5. “Vericisi var ancak alıcısı yoktur.”
  6. Duygularının incinmesinden etkilenmez görünür.
  1. Diğerlerinin tepkilerine yoğun bir duyarlılık gösterir.
  2. Ketlenmiş, utangaç veya kendini silicidir.
  3. Dikkati kendinden çok diğerlerine yönelmiştir.
  4. Dikkat merkezi olmaktan kaçınır.
  5. Aşağılanma ve eleştiri kanıtı elde etmek için diğerlerini dikkatle dinler.
  6. Kolaylıkla incinen duygulara sahiptir; utanç duymaya ve kendini aşağılanmış hissetmeye eğilimlidir.
(Gabbard, 1994)  

Kayıtsız tip ilgi merkezi olmaktan haz duyar. Diğer insanların gereksinimlerine duyarsızdır. Öte yandan tedirgin tipin narsisistik özellikleri çok farklı biçimde tezahür eder. Bu kişiler diğer insanların onlara yönelik davranışlarına karşı son derece duyarlıdırlar. Kayıtsız narsisistin kendisiyle meşguliyetinin aksine tedirgin narsisistin dikkati sürekli biçimde diğerlerine dönüktür. Paranoid hastaya benzer biçimde, diğerlerini, kendine yönelik olası bir eleştirel kanıt elde etmek amacıyla dikkatle dinler ve sürekli biçimde kendisini aşağılanmış ve incinmiş hisseder. Bu kişiler kendi varlıklarını unuttururcasına utangaç ve ketlenmişlerdir. İlgi merkezi olmaktan özellikle kaçınırlar. İçsel dünyalarının merkezinde kendilerini büyüklenmeci bir tarzda teşhir etmeye dair gizli arzularıyla bağlantılı yoğun bir utanç hissi taşırlar. Teşhirci arzular rezil duruma düşme korkularıyla dizginlenir.

Her iki narsisistik tip de benlik değerlerini ayarlamak için mücadele vermelerine rağmen bunu farklı yollarla yapmaya çalışırlar. Kayıtsız narsisist, diğer insanları başarıları ve meziyetleriyle etkilemeye çabalarken, diğerlerinin olumsuz tepkilerini dikkate almayarak kendisini narsisistik yaralanmadan korumaya çalışır. Tedirgin narsisist ise incinmeye açık ortam ve ilişkilerden kaçınarak ve nasıl davranması gerektiğini belirlemek için insanları dikkatle inceleyerek benlik değerini korumaya gayret eder. Kendisini sürekli biçimde kontrol altında tutar.

Narsisistik bozukluğun bu tipi Rosenfeld'in (1987) “kalın derili” ve “ince derili” narsisistik hastalar arasındaki ayrımla ve Broucek'in (1982) “bencil narsisistik” ve “çözülmeye yatkın narsisistik” kategorileriyle yakından ilişkilidir.

Wink'in (1991) yaptığı amprik bir çalışma, kendisinin “örtük” ve “açık” narsisizm olarak adlandırdığı, birbiriyle nispeten ilişkisiz iki narsisistik patoloji tipolojisinin varlığını ortaya koymuştur. Keza, Hibbard'ın (1992) çalışması yine narsisistik olarak kırılgan ve fallik-büyüklenmeci olmak üzere iki narsisistik tipoloji ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, utanç duygusunun bu iki tipi ayırt etmede işlevsel olduğu saptanmıştır; utanç, tahmin edileceği gibi, narsisistik olarak kırılgan tiple olumlu korelâsyona sahipken, büyüklenmeci tiple olumsuz korelâsyona sahiptir.

Tüm bu literatür bilgi ve bulguları, narsisistik kişilik bozukluğunun birbirinden farklı iki biçimi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Narsisistik bozukluk, öyle görünüyor ki, birbirinden farklı iki biçimde tezahür etmektedir. Bu iki tip nadiren saf halleriyle bulunur; birçok narsisist her iki tipe ait fenomenolojik özelliklerin bir karışımını sergiler. Bu iki uç arasında sosyal olarak çok daha uyumlu ve güçlü kişilerarası cazibeye sahip birçok narsisistik kişi yer almaktadır. Aslına bakılırsa, bu iki narsisistik tipoloji birbirini tamamiyle dışlamaz; klinik inceleme, tedirgin narsisistlerin göründüklerinden daha az kırılgan olduklarını, kırılganlıklarının hemen altında şiddetli öfke yattığını; kayıtsızmış gibi görünen narsisistlerin ise iç dünyalarında yoğun bir boşluk ve umutsuzluk içinde olduklarını, görünümlerinin aksine oldukça kırılgan ve utanmaya eğilimli olduklarını açığa çıkarır (Bateman, 1998).

DSM-IV kriterleri kayıtsız narsisistik tiple büyük ölçüde benzeşirken, tedirgin narsisistik tipi tespit etmekte başarısızdır.

  • GİRİŞ
  • TARİHÇE
  • NARSİSİZM VE PATOLOJİK NARSİSİZM
  • PATOLOJİK NARSİSİZM TİPLERİ
  • BETİMLEYİCİ VE PSİKODİNAMİK ÖZELLİKLER
  • "TEDİRGİN NARSİSİST"
  • DSM-IV KRİTERLERİ
  • NARSİSİSTİK BOZUKLUĞUN DÜZEYLERİ
  • AYIRICI TANI
  • MİTOLOJİ
  • PSİKO-ANTROPOLOJİ
  • PSİKOGENETİK VE ETİYOLOJİ
  • ŞİŞMİŞ SAHTE BENLİK
  • PROGNOZ
  • PSİKOTERAPİ
  • NARSİSİZM ÇAĞI
  • NARSİSİZM VE YAŞAM FELSEFESİ
  • KAYNAKÇA
 

Etkinlik Takvimi..

Eylül
KDT Süpervizyon
Eylül 14, 2010
CETAD/ Cinsellik ve Cinsel Tedaviler Eğitimi
Eylül 17, 2010 - Eylül 19, 2010
I. Ulusal Sanatla Terapi ve Yaratıcılık Sempozyumu
Eylül 18, 2010 - Eylül 19, 2010
IPD/ Depresyon ve Nostalji -Bir Konuk Bir Kuram-
Eylül 18, 2010
Aile ve Çift Terapisi Eğitimi
Eylül 20, 2010
II. Eleştirel Psikoloji Sempozyumu -Davet
Eylül 24, 2010 - Eylül 26, 2010
RPTD/ Bedensel bir Patoloji olarak FMF ve Ruhsal Örgütlenme
Eylül 28, 2010
Ekim
ICEPPD/ Çocuk ve ergen psikanalitik psikoterapi eğitimi
Ekim 01, 2010
Nörobilim Temelli Bilişsel-Davranışçı Terapi Eğitimi
Ekim 01, 2010
Aura/ Sanat Terapisi ve Yaratıcılık Eğitimi
Ekim 02, 2010 - Ekim 16, 2010
Etkileşim Grubu Yaşantısal, Kuramsal ve Süpervizyonlu Eğitim Programı
Ekim 02, 2010
PsiKe/ İki Temel Varsayım -Dürtüler
Ekim 04, 2010
Çatı/ Psikoloji Okulu
Ekim 05, 2010
Çatı/Etkileşim Grubu Eğitimi
Ekim 05, 2010
Gottman Çift Terapisi I. Düzey Eğitimi
Ekim 09, 2010 - Ekim 10, 2010
PsiKe/ Ruhsal Aygıt
Ekim 11, 2010
IPD/ Psikanalizin Doğuşu ve Gelişimi
Ekim 13, 2010
Kognitif Terapi Becerileri ve Beck Yönelimli Terapiye Giriş
Ekim 14, 2010
Gestalt Eğitim Programı Duyurusu
Ekim 16, 2010
IPD/ Psikanalitik Psikodrama
Ekim 16, 2010 - Ekim 17, 2010
PsiKe/ Sakareylemler ve Espriler
Ekim 18, 2010
IPD/ Ruhsal Aygıtın Yerleşimsel Modeli
Ekim 20, 2010
33. Uluslarası Kendilik Psikolojisi Kongresi
Ekim 21, 2010 - Ekim 23, 2010
PsiKe/ Rüyalar
Ekim 25, 2010
RPTD/ Sınırda Bir Ergen ve Rorschach Testi
Ekim 26, 2010
IPD/ Dürtü Kuramı ve Çocuk Cinselliği
Ekim 27, 2010
Kasım
PsiKe/ Vaka Sunumu
Kasım 01, 2010
IPD/ Ruhsal Aygıtın Yapısal Modeli
Kasım 03, 2010
PsiKe Sinema/ Piyano Öğretmeni, Ö. Terbaş ve N. de Coster
Kasım 03, 2010
IPI/ Yeni Psikodrama Grup Psikoterapisi Eğitimi
Kasım 06, 2010
PsiKe/ Psikopatoloji
Kasım 08, 2010
IPD/ Günlük Yaşamda Psikopatolojik Görüngüler ve Düşler
Kasım 10, 2010
PsiKe Sinema/ Peter Sellers’ın Yaşamı ve Ölümü, Y. Erten
Kasım 10, 2010
PsiKe/ Ruhsal Çatışma ve Normal Zihinsel İşlevsellik
Kasım 22, 2010
PsiKe Sinema/ Uçan Kale, Ü. E. Yurtsever
Kasım 24, 2010
PsiKe/ Vaka Sunumu
Kasım 29, 2010
RPTD/ Çocukta Depresyon ve WÇZÖ-R (WISC-R)
Kasım 30, 2010
Aralık
IPI/ Yeni Psikodrama Grup Psikoterapisi Eğitimi Hazırlık Grubu
Aralık 04, 2010
PsiKe/ Topografik Model- Ekonomik Model
Aralık 06, 2010
PsiKe/ Dinamik- Yapısal- Genetik Model
Aralık 13, 2010
PsiKe Sinema/ Ciddi bir Adam, G. Tokgöz
Aralık 15, 2010
CBT/ Zor Vakalarla KDT
Aralık 18, 2010 - Aralık 19, 2010
Zor Vakalarla KDT
Aralık 18, 2010 - Aralık 19, 2010
PsiKe/ Savunma Mekanizmaları
Aralık 20, 2010
PsiKe Sinema/ Aşk Üzerine Kısa Bir Film, Ö. Terbaş
Aralık 22, 2010
PsiKe/ İki Savunma Türü için Örnekler
Aralık 27, 2010
RPTD/ Paranoya Vakasını Rorschach ile Yorumlama
Aralık 28, 2010
Ocak
PsiKe/ Vaka Sunumu
Ocak 03, 2011
IPD/ Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme
Ocak 05, 2011
PsiKe/ İlkel Savunmalar
Ocak 10, 2011
TAKVİM -TÜMÜ-

MonoKL Lacan Özel Sayısı

MonoKL 2009, sayı 6-7

içerik

Bütün hakları saklıdır. © icgoru.com, 2009