| NARSİSİZM VE PATOLOJİK NARSİSİZM |
|
Kernberg, "benliğin libidinal yatırıma uğraması"nın veya bir başka ifadeyle sağlıklı özsevgi, özsaygı ve benlik değerinin basitçe içgüdüsel libidinal enerji kaynağından kökenlenmediğini belirtir. Söz konusu yatırım, benlikle diğer intrapsişik yapılar ve dışsal faktörlerle arasındaki çeşitli ilişkilerden kaynağını alır. Benliğin libidinal yatırımını, yani sağlıklı narsisizmi, belirleyen intrapsişik yapılar ve dışsal faktörler nelerdir? Dışsal faktörler: Dışsal nesnelerden sağlanan libidinal tatmin, ego amaçlarının ve arzularının; kültürel, entelektüel arzuların tatmini benliğin libidinal yatırımını artırır, dolayısıyla sağlıklı narsisizme katkı sunar. İçgüdüsel ve organik faktörler: İyi bir genel sağlık hali, benliğin libidinal yatırımını artırdığı gibi, kişinin içgüdüsel gereksinimlerini kişisel ve sosyal olarak kabul edilebilir bir şekilde tatmin etme becerisi de aynı işlevi yerine getirir. Süperego faktörleri : Süperegonun eleştirel veya cezalandırıcı özelliklerini kışkırtmayacak tarzda yaşamak benlik değerini ve özsaygıyı artırır. İdeal benlik ve ideal nesne imgelerinin bütünleşmesi sonucu oluşan diğer bir süperego yapısı olan ego idealinin talepleri ve beklentilerine uygun davranıldığı takdirde benlik değeri artar. İdeal benlik ve Ego faktörleri: Egonun kendi içinde yer alan (ilkel ideal benlik imgelerinden olgun amaçlara dek uzanan çeşitli gelişim aşamalarını yansıtan) ego amaçları gerçek benliğin ona kıyasla ölçüldüğü hedefleri temsil eder. İdeal benliğin içeriğini oluşturan bu hedeflere ulaşmak benliğin libidinal yatırımını artırır. Sahip olduğumuzu hissettiğimiz kişilik ile olmak istediğimiz kişilik birbirine ne kadar yakınsa ve ideal benliğimize ne kadar kolay ulaşabiliyorsak benliğin libidinal yatırımı o kadar yüksek olur. İçsel nesne dünyası: Benlik ile içsel nesne dünyası arasında olumlu ve sevecen ilişkinin hâkimiyeti benlik değeri için bir başka önemli kaynaktır. Bu ilişki, içsel huzurun, yaşam sevincinin, mutluluğun ve iyimserliğin temel kaynağıdır. Ayrıca, böylesi olumlu içsel nesne dünyası, özellikle kişi gerçek yaşamında hayal kırıklıkları ve frustrasyonlarla karşı karşıya kaldığında benliği sevgi ve iyilik hissinin teyit edilmesiyle donatır. Özetlemek gerekirse; iyi bir sağlık hali, ego amaçlarının gerçek hayatta kazanılan başarılar aracılığıyla gerçekleştirilmesi, dışsal nesnelerden elde edilen sevgi ve tatmin, içgüdüsel gereksinimlerin gerçeklik ilkesi çerçevesinde tatmini, süperegoya paralel bir yaşam tarzı, benlikle süperego yapıları arasındaki uyum, özdeşleşmek istediğimiz ideal benliğe ulaşabilmek, sevdiğimiz ve sevildiğimiz iyi bir içsel nesne dünyası benliğin libidinal yatırımını, dolayısıyla benliğin kendinden memnuniyetini artırır. Kernberg'e (1975) göre normalde benliğe yapılan libidinal yatırımın artması nesnelere yönelik libidinal yatırımın artışını da beraberinde getirir; zira nesne ilişkilerinde nesnelere yatırım ile benliğe yatırım eşzamanlı ve iç içe gerçekleşir (Van der Waals, 1965). Libidinal yatırımı artmış, kendisiyle barışık ve mutlu bir benlik, dış nesnelere ve bu nesnelerin içselleştirilmiş temsillerine daha fazla yatırım yapabilir. Genel olarak agresif yatırıma kıyasla benliğe yönelik libidinal yatırım arttığında sevme ve verme, şükran duyma ve bunu ifade etme, başkaları için tasa duyma, cinsel sevgi, yüceltme ve yaratıcılık yetisi de bunun paralelinde artar (Kernberg, 1975). Buna karşılık, narsisizmi düzenleyen bahsi geçen çeşitli yapılardan ve dış gerçeklikten kaynaklanan benliğe yönelik agresif yatırım benlik değerini azaltır. Dışsal sevgi kaynaklarının kaybı, ego amaçlarına ulaşmada veya ego beklentilerine uygun yaşamada başarısızlık, süperegonun kabul edilemez addettiği içgüdüsel itkilere yönelik baskısı, ego idealinin taleplerine uygun yaşayamama, içgüdüsel gereksinimlerin genel olarak frustre olması veya kronik fiziksel hastalık gibi durumlarda benliğin libidinal yatırımı azalır ve bu durum patolojik narsisizm oluşumuna yolaçar. Bu alanların herhangi birindeki başarısızlık veya kayıp diğer alanlarda yankısını bulur; zira benliğin libidinal yatırımından sorumlu intrapsişik yapılar birbirinden izole değil; dinamik bir denge içinde yer alırlar (Kernberg, 1975). Klinik planda, "narsisistik çatışmalar"dan her bahsettiğimizde aslında benlik ile benliğe libidinal veya agresif yatırımı etkileyen intrapsişik yapılar ve çevresel faktörler arasındaki sağlıklı ve patolojik ilişkilerden bahsetmiş oluruz. Bir başka deyişle, benlik ile söz konusu yapılar ve faktörler arasındaki ilişkiler, benliğe yönelik yatırımın libidinal veya agresif oluşunu belirlerler (Kernberg, 1975). Sağlıklı narsisizm, benliğe yönelik libidinal yatırımın agresif yatırıma nispî hâkimiyetine işaret eder. Dolayısıyla, sağlıklı veya patolojik olsun, narsisizm ancak libidinal ve agresif dürtü türevlerinin değişimlerinin birlikte analiz edilmesiyle anlaşılabilir. Patolojik narsisizm nesneler yerine benliğe değil, büyüklenmeci benliğe yönelmiş libidinal yatırımı yansıtır (Kernberg, 1975). Narsisistik bozukluğa özgü yapılanma olan büyüklenmeci benlik, temel olarak, bilinçdışına bastırılmış patolojik/patojen nesne ilişkisine karşı savunma işlevi görür. Söz konusu nesne ilişkisi psikoterapi süreci içinde gelişecek olumsuz aktarımın da kaynağını oluşturur. Patolojik/patojen nesne ilişkisinin libidinal ve agresif yatırımın etkisi altında olduğunu özellikle vurgulamak gerekir. Patolojik narsisizmde libidonun ve agresyonun spontan yatırımları şiddetle ve agresif tarzda bastırılır. Söz konusu olan, sevgiyi ve nefreti yasaklayan bir tutumdur. Spontanlığı, içsel özgürlüğü ve canlılığı ketleyen de bu tutumdur. Çözüme giden yol ise, sevginin daha baskın olduğu sevme ve nefret etme özgürlüğünü yeniden kazanabilmekten geçer. Amerikalı psikanalist Heinz Kohut, narsisizm söz konusu olduğunda ihmal edilmemesi gereken önemli bir teorisyen ve uygulamacıdır. Kohut'un narsisistik hastalarla yaptığı analitik çalışmaları, narsisizme dair özgün sonuçlara ulaşmasıyla sınırlı kalmamış, psikanaliz içinde oldukça kendine has bir ekol olan Benlik Psikolojisi'nin ilhamını da vermiştir ona. Kohut'un narsisizme dair teorik ve pratik görüşlerine karşı bazı çekincelerim dolayısıyla, bu görüşlerin tartışılmasını bir başka yazıya bırakıyorum.
|

