Şu an neyi dinliyorsunuz? Sesleri mi yoksa sesler arasındaki aralıkları mı? Eğer bu sessiz aralıklar olmasa, sesler asla bu kadar etkili olmayacaktı.
Jiddu Krishnamurti
GİRİŞ
Bu yazıda amaçlanan çocuklarının gideceği okulları seçen anne, babaların etraftan gelen seslerin ötesine geçerek, sessiz aralıklarda söylenenleri keşfetmesidir. Anne babaların içlerinden gelen bazı seslere kulak vermelerinin okul seçimlerindeki etkisi de böylelikle tartışmaya açılmış olacak. Yeter ki okurken içeriden gelen seslere de kulak verilsin.
Çocukların aileden sonra en çok gelişip, dönüştüğü yer okuldur. Burada hem eğitim hem de öğretim verilir. Bu yazıda özel ilköğretim okulları hedef alındı...
İlişkisel Matrisin İçindeki Kendilik ve Kendiliğin Dönüşümleri
James L. FOSSHAGE* Çeviri: Serin Öğet Meskill
[...] Benim organizasyon modeli diye tanımladığım, bütünsel olmasa da yeni bir aktarım modeli sonradan ortaya çıktı (modeli ve Gill ve Hoffman’ın, Stolorow ve Lachmann’ın, Wachtel’in, ve benim katkılarımızı gözden geçirmek için bkz. Fosshage, 1990a). Bu modelde aktarım, analizanın analitik deneyimi algılamakta, düzenlemekte ve yapılandırmakta kullandığı, (etkileşim örüntülerinden ve tematik deneyimlerden türetilmiş) algısal-duygulanımsal-bilişsel düzenleyici ilkelere ya da şemalara karşılık gelir. [...]
Bu makalede, çiftdeğerlilik (ambivalence) konusunun bir yönü olan karşıaktarımda nefreti ele alacağım. İnanıyorum ki, psikotik birini analiz etmeye kalkışan analistin (araştırma analisti diyelim) görevi bu olguyla oldukça ağırlaşmakta ve analistin kendi nefreti tam olarak çözümlenmeden ve bilinç düzeyine gelmeden psikotik kişiyi analiz etmesi olanaksızlaşmaktadır. Bu, analistin kendisinin analizden geçmesi gerektiğini söylemekle aynı anlama gelmekle birlikte, bir psikotiğin analizinin, doğal olarak nevrotik birinin analiziyle karşılaştırıldığında daha bezdirici olduğunu da ortaya koymaktadır.
NLS-Messager, Clinical Study Days çerçevesinde sunulmuştur.
This text, based on my introductory presentation from the “Knottings”[1] Seminar held in Tel Aviv in November 2008, reflects the position I had reached at the start of a year’s work. I have been trying to locate the conceptual framework in which interpretation is situated in Lacan’s teaching by rereading some of the fundamental texts and by relying heavily on Jacques-Alain Miller’s lectures, which clarify the logic of Lacan’s teaching. I will certainly not be covering every detail of this trajectory here. Instead, in the first part, I will present you with some of the findings it led me to,
NLS-Messager, Clinical Study Days çerçevesinde sunulmuştur.
Our reflection on interpretation remains marked by the talk given by Jacques-Alain Miller during the Study Days of the School in the Autumn of 1995. This intervention, entitled ‘Interpretation in Reverse’, went against the grain of an opinion commonly shared by analysts about the place of interpretation in the analytical act. It had always been established that psychoanalysis has to do with the practice of interpretation, for which the task depends on the analyst who directs the treatment. From the beginning, it was considered that in an analysis, the one who interprets is the analyst.